Kontrbas çoğu zaman zemin çalgısı olarak anılır, ancak kendi solo dağarı da bulunur. On dokuzuncu yüzyılda Bottesini ve Dragonetti gibi icracılar, çalgının tiz bölgesini kullanan eserler yazarak bu dağarı kurdular. Yirminci yüzyılda konçerto ve sonat yazımı sürdü; Koussevitzky'nin konçertosu programlarda düzenli olarak yer alır. Bu eserlerin ortak özelliği başparmak konumunu yoğun kullanmasıdır; tiz bölge hakimiyeti olmadan çalınmazlar.
Solo akort adı verilen bir uygulama da vardır: teller bir ton yukarı akort edilir ve ses daha parlak çıkar. Bu akortla yazılmış partisyonlar ayrı basılır; hangi akortla çalınacağı baştan belirlenir.
Solo dağara geçiş ani olmaz. Önce kısa parçalar ve etütler, sonra sonat bölümleri, en son konçertolar gelir.
Eşlik de bir konudur; bu eserlerin çoğu piyano eşliklidir ve eşlikçiyle çalışma ayrı bir prova ister. Dağar seçiminde ölçüt zorluk değil, kursiyerin o eseri taşıyabilecek teknik zemine sahip olmasıdır.
Solo dağara hazırlıkta eşlik kaydı yararlıdır. Piyano partisinin kaydıyla çalışmak, eserin armonik zeminini kulağa yerleştirir ve eşlikçiyle ilk provada kaybedilen zamanı azaltır.
Derslerimizde solo dağar teknik düzeye göre kademeli olarak açılır.